Ülke Yazıları    Anadolu Yazıları    Editör Yazıları    Köşe Yazıları    Modern Batının İlkel Tarihi    Seyahat Fotoğrafları    Nostaljik Kartpostallar    İlginç Seyahat Notları    Dünyadan İlginç Siteler    Şiirler    Fıkralar    Dünyadan İlginç Kanunlar    İlginç Bilgiler    Basit Çince    Göz Yanılmaları    Seyahat Tavsiyeleri    Seyahat Listesi    Havayolu Şirketleri    Uçuş Kodları    Milli Marşlar    Download    Üyelik    Forum    Toplist    Tüm Üyelerimiz    Misafir Defteri    Webmaster Özel    Havayolu Mil Programları
Seyyahamca Video | Seyyahamca Muzik | Video & Muzik & Forum
Üye Girişi:
                                   Yeni Üye Kaydı
Anasayfa Yazılar Fotoğraflar Eğlence Tavsiyeler Üye İşlemleri SeyyahForum
Kullanıcı Adı: Şifre: E-Posta:
KÖŞE YAZILARI

Hindistan Gezginleri Üzerine

Belki’de Hiu-en Tsang Çin’den gelip Büyük Aşoka’nın diyarı Bharat’ı ziyaret ederken ileride bastığı toprakların gezginler tarafından istila edileceğini hayal bile etmemişti. Belkide kendi ülkesi Çin tarafından’da birçok kez saldırıya uğrayacak Hindistan topraklarinda gördügü kutsallık O’nu sadece Ayodhya’dan Krishna’ya ordan Ganj’a ve Katmandu'ya çekiyordu. Büyük İskenderin ajanları belkide ona bu toprakların değer ve kıymetini ballandıra ballandıra anlatırken Hindistan’da sadece bir gezgin olarak bulunmuşlardı. Daha sonra izlerine 8.yy’da rastladığımız Muhammed İbn-i Kasım’ın ordusuna Sind’de yol gösterenler Arapların dünyaya yayılmış İslam’ı yayma tutkusuyla kanatlanmış sufileriydi. Muhammed İbn-i Kasım’ın sufileride, Gazneli Mahmud’un 1000 yılında Hindistan kapısında öncülüğünü yapanlarda Hindistan’da bir ömür tüketmiş gezginlerdi. 16. yy’da Babür Fargana’dan kovulup sığınak ararken ona yol gösterende, İngilizler 17.yy’da Hindistan’a gelmek için kullandığı Baharat yolunu Osmanlı’ya kaptırınca Afrika’dan da Hindistan’a ulaşılabileceğini Kraliçe Elizabet’e bildirende, Vasko-de Gamaya Hindistan’a ilk demiri attıran’da bir gezgindi.
Gezginler’den çekti ne çektiyse Hindistan, taa ki gene bir gezgin olan Gandhi Londra’yi Güney Afrika’yı gezip gezginler diyarı Hindistan’a dönene kadar. O’da Hindistan’da başladi gezmeye ve ülkenin kaderi tamamen değiştirdi. Hindistan’ı karış karış gezdi Gandi, ülkesini işgalden kurtarmak için.
Evet.. Ne geldiyse Hindistan’a hep gezginlerden geldi. Gezgiler hep başrol oynadı Hindistan’da.
Yalnız şimdilerde gezginlik bir baska boyut kazandi Hindistan’da. Hindistan 1947’de Hindistan olduktan sonra gezginlerde Hindistan için sadece “Gezgin” oldu. Gezmiş görmüş, çok çekmiş çok yaşamış bir ülke olarak eski hırkasını çıkaran Hindistan sırtına o yeni Şirvani’sini geçirince gezginlerde artik Hindistan için sadece bir ticari öge konumuna düştü. Ama hep gezginlerin diyarı oldu Hindistan. Onların gözünde bir gezmelik mersiye olmadan hep uzak oldu. Her nekadar ellerinden çok çeksede gezginlerin, Hindistan hiç dişlamadı gezginlerini. İşte bu samimiyeti gören gezginlerde hiç vazgeçemedikleri bu diyara akın ettiler. Şimdilerde Amerika, Avrupa ve Asya’nın macera perest gezgin ruhları için bir ana kucağı Hindistan. Sanki herbiri Hindistan’da yaşarda, yılın belli bölümünde başka ülkelere gidip nafakasını kazanıp geri dönerler. Sanki bir Hint fakiri, bir yalniz gezginini, bir ananın çocuğunu beklediği gibi bekler. Her kim gelirse gelsin Hindistan’da kendini evde hisseder. Belki konfor ve rahattan uzaktır ama evde olduğundan dolayı onada eyvallah der.
Hindistan gezginlerini Hindistan’a çeken bildiğimiz kadarıyla Hindu mistisizmi, ruhsal mutluluğu arama, yoga, nirvana, yada yokluktaki varlığı bulmadır. Ama bununda ötesinde çok şey barındırır Hindistan, bağrında gezginler için.. Hindu mistisizmini iliklerine kadar Chandigarh’da Shimla’da yaşayan, Jaipur’da çölün sonsuzluğuna açilan kırmızı kerpiçten saraylarının bir penceresinden de o hazza ulaşabilir. Keşmir’de İmam-ı Rabbani türbesinde göklere uzanan ellerdeki samimiyeti gören, Hyderabad’da göklere uzanan 4 minarenin herbirisini o samimiyet uğruna göklere kurulmuş 4 yol olarak görebilir. Ayodhya’da kutsallar arasinda yüzerken, mescitlerden tapinaklara kulaç atan, Chennai, Goa ve Bengalor’da muhteşem kaleler ve kiliseler arasinda manen güneşlenebilir. Bir kutsallar, efsaneler, hanedanlıklar, krallıklar, imparatorluklar, mabedler ülkesi; güneş ve toprağın, yeşil ve mavinin, özgürlük ve heyecanın, dipler ve zirvelerin, yalnızlık ve kalabalığın, su ve kuraklığın, çöl ve vadilerin kısacası GEZGİN’lerin diyarıdır Hindistan.


Bookmark and Share

Yazan: Fulya Gürses - Tarih: 24.06.2011 08:51:46 - Yorumlar: (0) - Okunma: 6404

BU YAZIYA YAPILAN YORUMLAR

BU YAZIYA HENÜZ YORUM YAPILMAMIŞ, İLK YORUMU YAPAN SİZ OLUN!

 
EN ÇOK OKUNAN KÖŞE YAZILARI
1-) Hint Masallarından (12595 Kere)
2-) İzmir'in Az Bilinen Yönü (11106 Kere)
3-) Mavi Dünyaya Yolculuk (10464 Kere)
4-) Troya (10162 Kere)
5-) Yaşama Sevinci (7891 Kere)
6-) Dünyadaki En Büyük Satıcı (7873 Kere)
7-) Buyur Ağam… (6868 Kere)
8-) Hindistan Gezginleri Üzerine (6405 Kere)
9-) Eski Mahalle Bir Geçmiş Zaman Yolculuğu (5724 Kere)
10-) Ailesinde Seyyah Olan El Kaldırsın. (4787 Kere)

D O W N L O A D
  Seçme MP3'ler
360° İstanbul      

Mail: ali@baylar.com
Seyyahamca.com sitesi 11 Eylul 2000 tarihinden beri sizlerle...

Bu site bir    iştirakidir.