Serbest Dolaşım Hayali

 Almanya vizesi için müracat ettim bugün.. Vesikalık resimde arka plan beyaz olmadığı için müracatımı kabul etmediler…..!!!!

Arkadaşım şirket sahibi ve Almanya’daki bir fuarda katılımcı şirket olduğu halde sadece 1 haftalık vize vermişler kendisine….. O da fuar tarihinde bitiyormuş, itiraz etmiş gene vize vermişler bu sefer de bitim tarihinde sorun çıkmış, adam fuara gidiyor kardeşim!!!! Bu sorunları çıkartmanın anlamı nedir???

AB Kahramanlarımız acaba bu kötü gelişmelerden haberdar mi? Avrupa eskiye nazaran daha çok sorun yapıyor bize vizelerde şimdi… Kim dur diyecek bu sapkınlığa?

Ben AB üyeliğinin hikaye olduğunu en başından beri söylüyorum, sizler sevinmeye devam edin…. Avrupanın gerçek yüzünü görmenize çok az kaldı…..

29.12.2004

Herşey Çok Güzel Olacak!!

 AB 2005 Aralık ayına müzakere için gün verdi diye sokaklara döktük milleti. Bu ne sevinç bu ne mutluluk!! Buna gaflet desek daha doğru olacaktır……

Her siyasi parti, AB yolunda atılan küçük adımı çok büyük göstermiştir 40 yıldan beri. Her toplantı sonrasında kahraman ilan etmişizdir liderlerimizi. Avrupa Fatihi demişizdir….

Değişen birşey yok aslında ne AB tarafında ne bizde. Onlar bizi istedikleri gibi gene oynatacaklar ve gene burunlarından kıl aldırmayacaklardır.

Kıbrıs konusu sadece bir tane aşılması imkansız sorundur. Daha ne sorunlar çıkartılacaktır önümüze durun hele biraz…

Anlayamadığım konu Atatürkçü geçinenlerin nerede olduklarıdır. Biliyorsunuz Ulu Önder, ABD mandası isteyenler karşı çıkmış ve özgürlük adına ömür geçirmiştir. AB hayranı olan Atatürkçülerin ne boyutta gerçek Atatürkçü oldukları da şüphelidir zaten. Atatürk yaşasaydı acaba AB’ye girmeyi düşünür müydü sizce? “Muhtaç olduğun kuvvet damarlarındaki asil kanda mevcuttur!” diyen Atatürk neyi kastediyordu sizce??? Düşünün bakalım biraz….

Sabredin, 10 sene ömrü kaldı bu AB balonunun… Bizi alacakları günü görmeden onlar yıkılacaklar… Yazın bir kenara bu yazdıklarımı… Göreceksiniz……

19.12.2004

SoyaĞacımız Nerede?

  Çoğumuz nereden geldiğimizi, atalarımızın kimler olduğunu maalesef bilemiyoruz, sadece rivayetler üzerine, “biz çerkeziz, biz lazız” demekle yetiniyoruz. 3 kuşaktan sonraki dedelerimiz hakkında fikir sahibi olanımız çok az maalesef.

Dedemin babasını sadece ismen tanıyordum. Adı Ömer Hulusi Baylar. Onun babası kimdir? bilmiyordum ki elime geçen bu dedeme ait şiir kitabında babasının adının Süleyman olduğunu öğrendiğimde acaip sevinmiştim. Ne de olsa dedemin dedesinin adını öğrenmiştim.

Şimdi diyeceksiniz ki dedenin dedesini bilsen ne olur bilmesen ne olur? Haklı görünebilirsiniz ama bir soruna değinmeye çalışıyorum burada. Soyağacımız yok!! Bu soyağacımız Osmanlı Arşivinde vardı, fakat Osmanlı arşivleri maalesef yokedildiği ve yokedilmesine özellikle göz yumulduğu için biz atalarımızla olan bağımızı kaybetmiş olduk. Nasıl ki bugün nüfus dairelerinde kim, kimin çocuğu yazılıyorsa ve kaydediliyorsa, Osmanlıda da bu böyle kaydediliyordu..İşte sorun burada, o aile arşivlerimiz de maalesef yokedilen belgeler arasında…. Eğer o belgeler yokedilmeseydi ne olurdu? Şu anda gider ve ailenizin bilmem kaç kuşak önce nereden geldiğini, kimlerden olduğunuzu ortaya çıkartabilirdiniz.

Bugün dünyada SOYAĞACI araştırmaları internet ortamından bile araştırılabilmekte….Bir amerikalı vatandaş soyadını girerek 1700 yılında Danimarka’dan göçen dedesinin adını bile öğrenebiliyor. Ne acıdır ki bizim böyle bir lüksümüz hiç olmayacak…..

Dedemin dedesinin ismini bile öğrenebildiğimde neden çok mutlu olduğumu şimdi anladınız sanırım….

Saygılarımla

21.11.2004

Amerika Kendini Yakıyor

 Irak’ta ABD askerlerinin yaptığı vahşet gün geçtikçe artıyor, bunun en önemli sebebi daha önce Vietnam Savaşı’nda yaşananlara benzeyen korku psikolojisi….Ölümle her an burun buruna kalan her insan bir müddet sonra vahşileşebilmekte ve suçluyu suçsuzu ayırdetmeden sağa sola ateş etmektedir.

Zavallı Irak halkı zaten Saddam döneminden beri ezilmekte ve vahşete maruz kalmaktadır. Irak halkını kurtaracağını vaadederek bu ülkeye bombalarla giren ABD ise, bataklığa battığını anlamış olmasına rağmen, kaybettiği prestiji kurtarma amacıyla olabildiğince vahşi bir hal alıvermiştir.

Tarih acı örneklerle doludur, ABD’de yaptıklarının cezasını mutlaka çekecektir, hem de yakın bir tarihte… Bütün zalimlerin sonu acı olmuştur baktığımızda… Eden bulur derler….

En son bir cami içindeki yaralıları öldürürken seyrettik ABD askerlerini… Yerde yatan bir yaralının kafasına sıktı kurşunu bir asker… Cezalandırılacağını açıkladı yetkililer, ama tek suçlu o televizyonlarda görülen vahşi asker mi acaba? Bizim görmediğimiz vahşetler ne olacak?

Yaradan herşeyi görüyor ve o vahşi ellerin kırılacağı günler pek yakındır, bakın göreceksiniz….

16.11.2004

Imf’ye Kökten Çözüm

 Tayland turu sırasında rehberimiz bir olay anlattı…yıllar önce Tayland Krallığı, IMF’den borç alıyor ve tabii ki kısa zaman sonra faizleri önlerine getiriliyor aldıkları paraların… Kral bakıyor durum ekonomiye zarar veriyor, halka çıkıp sesleniyor ve bu borcu ödemek için herkesten özveri istiyor, halk ta krala güvendiği için elinden gelen maddi yardımı yapıyorlar…IMF borcu ödeniyor tek seferde ve kapı dışarı ediliyor IMF….

Keşke biz de devletimize güvenebilsek ve şu başımızın belası IMF’ten tek çırpıda kurtulabilsek.

2.10.2004

Ytl=avrupa Bırlıgı Bızı Istemıyor!

 Bildiğiniz üzere YTL, Yeni Türk Lirası. Bu para birimine 2005 yılında geçiliyor. Hayatımızda YENİ bir dönem başlıyor bu para ile. Senelerdir enflasyon nedeniyle bir türlğ geçiş yapamadığımız bu 6 sıfırsız para birimine 2005 yılında geçiyoruz.

Avrupa Birliği bize Aralık 2004″te GÜN verecek. En iyi ihtimalle 2010 yılında Avrupa Birliği üyesi olma ŞANSImız var. Adamlar kaçıyor biz kovalıyoruz. Hristiyan Birliği olduklarını her ortamda ısrarla belirten bu Birliğe nedense bizi de alın demekten vazgeçemiyoruz.

Yeni Türk Lirası’na geçiş bence AVrupa Birliği ile yollarımızın ayrılmasının kanıtı, çünkü köprü geçilirken hayvan değiştirilmez atasözü aklıma geliyor. Eğer Avrupa Birliği’ne gireceksek ve bu sadece 4-5 sene sonra olabilecekse neden yeni bir para birimine şimdi geçelim ve neden 4-5 sene sonra bu sefer de Euro birimine geçmekle uğraşalım?

Ya başımızdakiler çok yanlış hareket ediyor ve bize her 2-3 senede bir kriz yaşatmaktan zevk alıyorlar, ya da bu YTL muhabbeti, Euro’ya hayır demenin başka bir anlamı….

Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye ihtiyacı var , bunu her zaman söylüyorum çünkü en genç nüfusa sahip ülke biziz, yani GELECEK TÜRKİYE demek!

Yeni Türk Lirasının hayatımıza güzellikler ve krizsiz dönemler getirmesini ümit ediyorum. Avrupa Birliği’nin çatırdadığını yakın zamanda göreceksiniz, ve bizim de aradan çıkışımız çok güzel olacak…..Bu masal gibi okuduğunuz yazıyı 2010 senesinde tekrar okumanızı tavsiye ediyorum.

Saygılarımla

23.09.2004

Yerli Turist Kazıklanıyor!

Geçenlerde Rusya’daydım ve orada bulunduğum günlerde Turizm Fuarı denk geldiği için uğramak istedim. Birçok Türk seyahat acentası stand açıp, tur satmaya çalışıyorlardı.

Fiyatlar oldukça uygundu, 7 günlük, uçak dahil turlar 250 dolardan başlıyordu. İlgi de oldukça fazlaydı bu fuara.

Bir ay önce birkaç rus arkadaşım, 2 haftalığına bir tura katılarak ülkemize geldiler. 4 yıldızlı, herşey dahil olan harika otelde, kişi başı 850 dolar ödeyerek kaldılar. bu fiyata uçak bileti, transferler de dahil. Uçak fiyatı en iyi ihtimalle 150 dolar olsa, geriye 700 dolar kalıyor. 14 güne böldüğünüzde günlük 50 dolar bir fiyat çıkıyor.

Aynı oteli gazetede turizm sayfalarında gördüm. günlük 100 dolar bir fiyat verilmişti. Bu bizim Türk müşteriler için verilen fiyat. Ruslara verilenin tam 2 katı….

Buradaki kazıklamanın mantığını henüz anlayabilmiş değilim. Kendi memleketimizde, kendi tesislerimizi, dışardan gelen turistlerden 2 kat fazla ödeyerek kullanıyoruz, ve ne güzel turistler çoğaldı diye halen seviniyoruz. 2 tane yabancı turist=1 tane yerli turist … ve biz sevinmeye devam edelim….

Bu arada bir not daha… buraya gelen arkadaşlarım yanlarında hiç döviz de getirmediler, çünkü otellerde herşey bedava, fiyata dahildi……..

Türkiye’de turizm patlıyorrrrrrr….. Aman ne güzeeelll…..

22.07.2004

Avrupa Birliği Laik Değil!!!!

Basında çıkan son haberler iyice dikkatimi çekmeye başladı. Kıbrıs ile alakalı gelişmeleri takip edenler bilirler, Kıbrıs ve Yunanistan’da papazlar, kiliselerde özel dualar ediyor ve halkı birleşme karşıtı örgütlendiriyorlar… Adamların şahsi inancına diyecek birşeyimiz yok tabii ki…. Yalnız ortada ilginç olan bir konu var… Laik Avrupa Birliği’nin vazgeçilmez üyesi Yunanistan, Laik bir ülke değil, bu da demek oluyor ki AVRUPA BİRLİĞİ LAİK DEĞİL!!!!

Bu adamlar karşımıza hep Laiklik problemiyle gelirler senelerdir ve Türkiye Laik bir ülke olmadığı sürece Avrupalı olamaz demeyi bilirler… Burada onlara bir hooop kardeşim diyor ve susturuyoruz. Açın Yunanistanlı kardeşlerinize önce din-devlet işlerini ayırmaları gerektiğini öğretin, sonra gelin bize LAİK AYAKLARI yapın…..

Bir gün uyanacağız diye ümit ediyorum ama bu Avrupa Yalakaları varoldukça işimiz çok zor. Hep diyorum, gene diyeceğim, Atatürk yaşasaydı asla Avrupa Birliği Mandası altına girmemizi kabul etmezdi, nerede öyle liderler bugün?????

Avrupa Birliği, bize dar gelir, bırakalım bu eski sistemleri, önümüze engel olmasınlar yeter bize…..

ATA’nın değeri yıllar sonra anlaşılıyor bir kez daha…..

Saygılarımla

20.04.2004

Prens Charles,müslüman Olacak!!!!!! Tony Blair Sırada!!!!

Bu başlık ilgi çekici değil mi? Bir dönem hatırlayın, Prens Charles’ın, Kuran okuduğu ve çok etkilendiği ve müslüman olmayı düşündüğü yazdı basında…. Son zamanlarda da, Tony Blair için aynı şeyler yazıldı.

İnanmayın bu boş haberlere… Prens Charles ne Kuran okur, ne de müslüman olur. Öyle birşeyi basında haber yapmalarındaki tek neden, saf müslüman kesimleri İNGİLİZ POLİTİKASINA yakınlaştırmaktır.

Dünyada maalesef müslüman kesim olarak çok saf insanlarız. Birisi Allah dediği anda onu müslüman sanırız. Artık bu iki yüzlü insanların oyunlarını anlamamız gerekiyor. İnsanların inançları kendilerine.. Müslümani Hristiyan, Ateist vs vs ne olursa olsunlar beni ilgilendirmiyor. Her koyun kendi bacağından asılır derler. Ama işin içinde derin oyunlar döndüğü zaman , ben yokum arkadaş. Kimse kimsenin inancıyla oyun oynayıp münafıklık yapamaz, yapmamalıdır da.

Prens Charles neden müslüman olmasın ki, diye, güzel ve safiyane bir yaklaşımda bulunabilirsiniz, o zaman da zavallı Prenses Diana’nın başına gelen o MEÇHUL kazanın arkasında yatan gerçekleri biraz derinden inceleyin derim. Zavallı kadın, bir Mısırlı Müslüman (nüfus cüzdanında yazdığı için sadece) bir adamla yaşadığı için katledildi.

Ortaasya ülkelerindeki bizden daha saf müslümanları kendi cephelerine çekmek için yazılan bu müslüman olma ve müslümanlığı incelemeye alma gibi yalan haberleri maalesef herkesin ilgisini çekiyor.

Uyanık olmak lazım… Her sakallıyı babam sanmamalı… Tarihteki iki yüzlülüklerden halen ders alamazsak, hayatta sırtımız düzelemez bu gidişle de.

Uyanın Beyler! sloganımızı tekrar hatırlatmada fayda görüyor ve saygılarımı sunuyorum

21.03.2004

Çanakkale Savaşı

  İsa, Mousa (Musa), Ahmad ve bunun gibi müslüman isimleri.. Bu isimleri TÜRK ŞEHİTLİĞİ’nden almıyorum. Bu isimler maalesef FRANSIZ ve İNGİLİZ MEZARLIKLARINDAN…..

Çanakkale’ye yolunuz düşerse, bir nezaket ziyareti yapıp, Fransız ve İngiliz Mezarlıklarını ziyaret etmenizi tavsiye ederim. Çanakkale Savaşı’na ve emperyalizme bakış açınızı değiştireceğine eminim.

İngiliz ve Fransızlar, kendi insanlarını savaşta kaybetmek yerine, sömürgeleri altında bulunan ya da savaştıkları ülkelerde aldıkları esirleri meydanlara sürmüşlerdir. Afrika’dan getirdikleri müslüman zencileri, Çanakkale’de üstümüze sürmüş ve müslümanı müslümana kırdırmışlardır.

Çanakkale savaşı ile ilgili bazı kitaplarda bu esirlerin, karşılarındaki düşmanın müslüman olduğunu , bayram günü sabah Türk siperlerinden Bayram namazını cemaatle kılan askerlerin sesini duyduklarında anladıklarını ve isyan çıkardıklarını ve ingilizlerin bu askerleri başka ülkeye sevkettiği yazar.

Savaşta ölenlerin çoğu maalesef, köleler ve esirlerin oluşturduğu kesimdir.

Sizden ricam, bu zavallıları da hatırlamanız dualarınızda… Çanakkale’ye kadar gitme şansınız olursa, o zavallı esirlerin ve sömürge insanlarının ruhlarını da şad edin. Onlar bizim düşmanımız değillerdi…….

Şu dünya tarihini dikkatli okumak lazım……

19.03.2004