Kalenderhane Camii

Kalenderhane Camii

Hamdillah sâye-yi şehinşâh-ı cihânda nasîb eyledi Hazret-i Mevlâ

Harâb-âbâd olmuş idi el’ân isâbet eyleyüb ihrâka

Salât-i hamseden mahrûm kalmış mürûr-ı eyyâm bu mâʻbed-i zîbâ

Bu kişver feth olunmazdan mukaddem var imiş bu câ-yı dil-küşâ

Muahhar eylemiş müʻmine nasîb bu mescid-i aʻlâ vü vâlâ

Haberde gelmiş idi “Hayrü’l-mal men enfekahu fî sebîli’llâh”

Ashâb-ı hayrâtdan Hacı Kadrî eyledi saʻy ile himmet

Her kula müyesser eylemez Mevlâ şimdi olduk sâni-i bî-hem-tâ

Hayra saʻy ettiği içün eylesin Hudâ âhiretin maʻmûr

Bâniyânın murâdı ancak duâ-yı hayr ile yâd olsun için dâimâ

Lutf ile imdâd eyleyip Mevlâ dedi gevher târîhin Kadriyâ

“Gelip bu bânisi eyledi gaye bu câmi-i Kalenderi ihyâ”

H. 1271 / M. 1854-55

Bu cami yanarak harap olmaya yüz tutmuştu; hamdolsun, Hazret-i Allah, şimdi cihanın şahlar şahının sayesinde nasip etti. Bu şirin mabed, beş vakit namazdan mahrum kalmıştı. Bu gönül açıcı yer, belde feth edilmezden önce de varmış ve sonradan bu yüce mabed müslümanlara nasip edilmiş. “Malın hayırlısı, Allah yolunda sarf edilendir” hadis-i şerifinin haberi gelmişti. Hayır sahiplerinden Hacı Kadri himmet ve gayret etti ki Allah her kula nasip etmez, şimdi benzersiz ikinci tamircisi olduk. Allah, hayra gayret ettiği için âhiretini mamur etsin zira hayır yapanların dileği sadece hayır ile hatırlanmaktır. Mevlâ, lütfu ile yardıma koşup Kadri cevher tarihini söyledi: “Gelip bu yaptıran Kalender Camii’ni ihya eyledi”

Kalenderhane Camii
Kalenderhane Camii
Kalenderhane Camii
Hamdillah sâye-yi şehinşâh-ı cihânda nasîb eyledi Hazret-i Mevlâ
Harâb-âbâd olmuş idi el’ân isâbet eyleyüb ihrâka
Salât-i hamseden mahrûm kalmış mürûr-ı eyyâm bu mâʻbed-i zîbâ
Bu kişver feth olunmazdan mukaddem var imiş bu câ-yı dil-küşâ
Muahhar eylemiş müʻmine nasîb bu mescid-i aʻlâ vü vâlâ
Haberde gelmiş idi “Hayrü’l-mal men enfekahu fî sebîli’llâh”
Ashâb-ı hayrâtdan Hacı Kadrî eyledi saʻy ile himmet
Her kula müyesser eylemez Mevlâ şimdi olduk sâni-i bî-hem-tâ
Hayra saʻy ettiği içün eylesin Hudâ âhiretin maʻmûr
Bâniyânın murâdı ancak duâ-yı hayr ile yâd olsun için dâimâ
Lutf ile imdâd eyleyip Mevlâ dedi gevher târîhin Kadriyâ
“Gelip bu bânisi eyledi gaye bu câmi-i Kalenderi ihyâ”
H. 1271 / M. 1854-55

Kalenderhane Camii

Kalenderhane Camii
Kalenderhane Camii

Seyyid Nizâmoğlu Seyyid Seyfullah’ın NASİHAT Şiiri

Seyyid Nizâmoğlu Seyyid Seyfullah

 

NASÎHAT

Dil nazargâh-ı hüdâdır, yıkma kalbini kimsenin
Kâbe’i Merve safâ’dır, yıkma kalbini kimsenin
Mü’min isen al ele bir mü’minin gönlünü çalış
Zîrâ kavl-i Mustafâ’dır yıkma kalbini kimsenin
Şol kişi kim dâimâ gönlün yıkar dervişlerin
Tâ’at-ü zühd ve hebâdır yıkma kalbini kimsenin
Mü’minin kalbidir Allahın evi sen bilmedin
İnkisâr etme hatâdır, yıkma kalbini kimsenin
Ey Nizâmoğlu gönül yap kim bilir kimde ne var?
Hak ile dil âşinâdır yıkma kalbini kimsenin

Seyyid Nizâmoğlu Seyyid Seyfullah

Hacı Beşir Ağa Çeşmesi

Hacı Beşir Ağa Çeşmesi

Fındıklı / Tophane Semtinde Cihangir’e çıkan yokuşta bulunan Hacı Beşir Ağa Çeşmesi Kitabesi

Yapılış Tarihi: H.1145 / M.1732 – 1733

 

Cenâb-ı Hazret-i Hacı Beşir Ağa-yı dânâ kim
Havâssın iftihlârı mahrem-i sultan-ı a’zamdır

O zât-ı mekremet-pirâ-yı vâlâ kadr-i irfanın
……feyz-âşinâ-yı sânı her kârında mülhemdir

Aceb mi mülhem olmak tab’-ı gevher-sence zira
Der-i devlet me’âbı teşne-i ümmide maksemdir

Nice maksem ki feyz-i rişte-i gevher-nisârından
Küll-i âmâli erbab-ı dilin ser sebz ü hurremdir

Hasbeten etdi icra bu mahallelleebr-i cudun
Bu âb-ı sâfi kim hâlet-feza-yı neş’e-i behemdir

Nice hayrât-ı mevfura muvaffak eyleye BâraÎ
Duâ-i devâ-yı şâm ü seher zira ki elzemdir

Nihâl-i devletin sir-ab u eyleye her dem
Hüda-yı lem-yezel kim ….. âlemdir

Bu zibâ mevki’in her mısra’-ı zeyn ü mevzunu
Dünyada tarih-i müsellemdir

İdüp bu Kevseri icrâ Beşir Ağa-yı mükerremdir
Gel iç bu çeşme-i ra’nâdan âb-ı zemzemdir.

 

Sadeleştirilmiş Metin

Bilge kişiliğiyle tanınan Hacı Beşir Ağa,
seçkinlerin iftiharı, ulu padişahın yakın dostudur.

O yüce, cömertlik ve iyilik sahibi zat ki,
yüksek irfanı sayesinde her işinde ilham alır.

Cevher tartar gibi değer bilen tabiatına ilham gelmesi şaşılır mı,
zira devlet kapısı, umut susuzluğunu onda giderir.

Onun saçtığı inciler gibi cömertlik damlalarından
gönül sahiplerinin dilek gülleri açar, umutları yeşerir.

Sırf Allah rızası için bu mahallede de akıttı,
öyle saf bir su ki, sevinç ve ferahlık verir.

Allah onu daha nice hayırlara muvaffak kılsın;
sabah akşam dua etmek bu yüzden elzemdir.

Ezelî olan Allah, onun devlet fidanını
her daim sulasın, yeşertsin ve şen kılsın.

Bu güzel mekânda yazılmış her beyit
dünyada apaçık bir tarih nişanesidir.

Bu Kevser çeşmesini akıtan kerem sahibi Beşir Ağa’dır;
Gel, bu güzel çeşmeden iç; çünkü onun pak suyu Zemzem gibidir.

Hacı Beşir Ağa Çeşmesi
Hacı Beşir Ağa Çeşmesi
Hacı Beşir Ağa Çeşmesi
Hacı Beşir Ağa Çeşmesi
Hacı Beşir Ağa Çeşmesi
Hacı Beşir Ağa Çeşmesi
Hacı Beşir Ağa Çeşmesi
Hacı Beşir Ağa Çeşmesi

Osmanlıca bir Mezar Yazısı

 

Çemberlitaş Divanyolu’nda bulunan ve Sultan 2. Abdülhamid Han’ın da türbesinin bulunduğu Türkocağı’nda bulunan bir mezar yazısı:

Bağdat’ın Çadırcı Ailesinin güzîde evladı Süleyman Bey ameliyat-ı cerrâhiye neticesinde henüz on sekiz yaşındayken İsviçre’de irtihâl etti.
Zâirinden fâtiha niyâz eyler.
Fî sene 1337 – Kânun-i sâni

Çeşme Kitabesini duvara çevirmek!

İstanbul Fatih semtinde bulunan Yavuzer Camii 1455 yılında yapılmış. Fetih sonrası yapılan ilk camilerimizden olan bu cami Unkapanı Köprüsünün yanıbaşında bulunuyor. Caminin dış duvarına dikkatli bakınca kitabe duvar gibi kaplandığı için zor farkedilen bir çeşme kitabesi görünüyor. 550 yıllık bu tarihi eserin kitabesini duvar gibi ören zihniyete diyecek bir söz bulamıyorum….
,

İstanbul Mercan Cami’de bulunan mezartaşı

İstanbul Mercan Cami’de bulunan mezartaşı çözümlemesi:

Ya Hüve
El çekip bilcümleden ettim bakâya rihleti
Terk edip geriye mal mülkü devleti
Kim gelirse kabrime ziyaret eyleyen ihvanımız
Okusunlar ruhum için “Kul hüvellah” ayeti
Kuşakçılar kethüdası merhum
Mustafa Ağa ruhuna fatiha
1278 Cemaziyül-Ahir
(Muharrem)

Hatice Kadın Çeşmesi

Bu çeşme-i zemzem-âsâ mahz-ı ayn-ı rahmet-i Hakdır  

Ki Mektûbî Emin Efendi rûhıyçün olup icrâ 

Kemâl-i şefkatinden bu mahalde mâderi anın

Hatice Kadın etdi sarf-ı Tayyib-i mâl ile ihyâ 

Hudâ banisini hem oğlunu cennetde cem’itsün 

İkisin dahi âb-ı Kevser ile eyleyüb irvâ

Bu hayre Behçeti çok hizmet itdi hem didi târih

Suyun buldu yerinde âb-ı dil-cû çeşme-i ra’nâ




H. 1193/ M. 1779–1780 tarihinde inşa edilen Hatice Kadın Çeşmesi, bir anne tarafından oğlu adına yaptırılan çeşmelerden bir tanesidir. Çeşme kitabesinde Hatice Kadın isimli şahsın, oğlu Mektubi Emin Efendi’nin ruhu için yapıldığı ifade edilmiş ve anne ile oğlun Cennette buluşması temennisinde bulunulmuştur.